Ne zaman yogaya başlamayı düşünüyorsunuz 13 Aralık 2010

Geçen Cumartesi hava berbat, kar, firtina ve soguk herkesi eve hapsetmis. Kimse disari çikmak istemiyor.

Temmuz; hava deli gibi sicak, nefes alinmiyor, kipirdasaniz ter içinde kaliyorsunuz.

Agustos; ramazan. Oruç tutuluyor, hava Temmuz’dan daha beter sicak. Herkes oldugu yerde kaliyor.

Eylül; Ramazan bayrami, bayram tatiline gidilecek. Para biriktirmek lazim. Evdeyiz, bir yere gidilmiyor.

Ekim; eh biraz kipirdiyoruz ama arkasindan uzun bir Kurban bayrami tatili geliyor.

Kasim; yine kapandik içimize, birçok seyi erteledik, tatile gittik, bütün birikimi harcadik ve de gelecege taksitler bagladik. Döndük ama eh artik hal kalmadi bir sey için.

Aralik ; aaa yilbasi gelmis e artik yeni yilda bir seyler yapariz.

Bütün yukarida yazdiklarim yogaya gelmeyi çok isteyip bir türlü gelemeyen dostlarin, arkadaslarin cümleleriJ

Bu cümleler sadece yoga için söylenmiyor tabi, diyete baslamak için, saglik kontrolüne gitmek için, uzun süredir ziyaret etmedigimiz insanlar için, yeni bir hobiye baslamak için, sinemaya – tiyatroya gitmek için de ayni cümleleri kullaniyoruz.

Tabi diger bahanelere haksizlik etmeyelim; “Yaa bu aralar boynum-sirtim çok agriyor, geçsin baslayacagim”, “Belim tutuldu haftaya kesin giderim”, “Isler çok yogun kendime ayiracak hiç zamanim yok, ilk firsatta ugrayacagim”, “Çocuklar küçük kimseye birakamiyorum”, Çocuklar büyük sorunlari da büyük”, “hava çok sicak”, “hava çok soguk” vs.. vs…

Bir arkadasim var, son 6 aydir her Cumartesi yogaya baslar. J ama bir türlü gelemez. Hep bir sonra ki Cumartesi’ye kalir.

Sinemaya gitmeyi, diyete baslamayi, yoga yapmayi, sigarayi birakmayi, yeni bir hobiye baslamayi istemiyorsaniz baslamayin, istemediginiz hiç bir seyi yapmak zorunda degilsiniz tabi. Peki ama niye hem yapmak istedigimizi söyleyip hem de gerekçeler yaratiriz?

Bu arada hayat akiyor. Sizin evden çikmadiginiz zamanlarda magazalar açiliyor, hastaneler, çiçekçiler, lokantalar, yoga merkezleri, güzellik salonlari, süpermarketler çalisiyor. Ama siz sadece ise gidip gelip ertelediginiz arzulariniza yeni bahaneler buluyorsunuz. Bu sizin seçiminiz, herkes seçimini yasamakta özgürdür ama yasam hepimize birçok güzellik sunuyor ve biz her seyi erteleyerek bu güzellikleri kaçiriyoruz.

Bu güzelliklerden biri de Kundalini Yoga. Farkindaliginizi arttiran, size saglik, mutluluk, huzur ve isilti veren muhtesem bir teknoloji. Geçen gün bir arkadasim, “etrafima her baktigimda mucizeler görüyorum” diyerek masanin yanindaki çiçeklikteki yesil otlari gösterdi; “sunlarin minicik bir tohumdan çiktigini, günesle ve suyla beslenip yemyesil bir ot oldugunu görmek, farkina varmak bile bir mutluluk” dedi. Çok hakliydi, iste Kundalini yoga ile artan farkindaliginiz sayesinde; içtiginiz suyun keyifle bogazinizdan geçmesinin veya sevdiginizin elini avucunuzun içine alip aranizdaki enerji akisini hissetmenin mutlulugunu yasarsiniz.

Siz ne zaman bu mutlulugu yasamaya baslayacaksiniz?

Sat Nam!

No Comments Yet.

Leave a comment