Sat Nam!
Galicia – Ispanya’daki Kundalini Yoga Festivalinden döndük. Yogun ve güzel bir programdi. Herkesin heyecanla haber bekledigini tahmin ediyorum. Web sitemin fotograf bölümünde sorun var bu yüzden fotograflari daha sonra yükleyecegim.
Festival 18-22 Temmuz tarihlerindeydi ama biz 3 gün erken gidip biraz da tatil yaptik. Bol bol deniz ürünleri yedik, gezdik, keyif yaptik. Tam bizim gittigimiz hafta “Virgin Carmen Festivali” varmis. Bu yüzden Moaña’nin sokaklarinda senlik vardi. Gece geç vakitlere kadar müzikler çalindi, sarkilar söylendi, dans edildi. Biz de tabi dans edenlere katildik.. Bir de lunapark kurmuslardi ki çok hostu. Pazarlar kurulmus, yemekler hazirlanip servis ediliyordu, seker standlari harikaydi..
18 Temmuz Çarsamba kamp yerine gittik. Çok güzel bir dag evimiz vardi 5 kisi oraya yerlestik. Diger bir ögrencim ogluyla gelmisti onlar çadirda kaldilar. Böylece kamp maceramiz baslamis oldu. Macera diyorum çünkü her sey Ispanyol usulüydü. Neden mi? Çünkü normal sartlarda Kundalini kamplarinda yemek servisleri vakitlice ve erken yapilir ve erken yatilir en geç aksam saat 9’da herkes yataginda olur ki sabah 5’te kalkabilsin ama neredeee..:) Öglen yemegi programa göre 2’de olmasi gerekirken 3-4’ten önce yiyemedik, aksam yemegi ise en erken gece 10’da servis edildi. 11’de servis edildigi de oldu. Sürekli günlük program degisti. Festival uluslar arasi olmasina ragmen genelde her türlü bilgi Ispanyolcaydi , hepimiz biraz Ispanyolcayi söktük sizin anlayacagizJ Artik rahatlikla Ispanyolca yoga dersine girebiliriz..
Bunlarin disinda, bence her sey çok güzeldi. Öncelikle yeniden ögrenci olmanin keyfini yasadim. Yeni hocalarla tanistim. 2 hoca öyle iyiydi ki onlari workshop yapsinlar diye Türkiye’ye davet ettim. Memnuniyetle geleceklerini söylediler. Kis içinde sizlere onlarin gelis tarihlerini buradan ve maille duyururum.
Çok güzel workshoplar vardi, elimden geldigince hepsine katilmaya çalistim. Hem bir seyler ögrendim hem çok eglendim özellikle Bhangra dansi ögrenirken:D
Diger workshoplar; Gatka, Shakti Dans, Naad Yoga, Içinizdeki Kutsalligi bulma, Neo Tantra seksüel ve yaratici enerjinizi açma, Basari ve Refah gibi bir çok çesitli workshop vardi.
Sevgili Satpreet’in Basari ve Refah konulu workshopuna katildim. Çok keyifliydi, uzun süredir bu kadar siki ve güzel yoga yapmamistim. Sevgili Satpreet de özetle basari ve bollugun bizim en dogal hakkimiz oldugunu söylüyor. Limitler bizim limitlerimiz, bu limitleri kaldirirsak bolluk, basari, saglik bize akacaktir. Isteklerimizin önünde duran negatif kodlamalardan kendimizi arindirirsak bolluga – basariya, sagliga rahatlikla kavusuruz. Niyet ederseniz niyetleriniz olacaktir. Ögrencilerimden biri benim “hep bana hep bana” düsüncesini savundugumu söylemis çok üzüldüm. Bu yukarida yazdiklarimi siniflarimda da paylasirim her zaman. Güzel niyetler koyun, güzel seyler isteyin olsun derim. Bu hep bana hep bana demek degil. Biz baskalarinin özgür iradelerine karisamayiz, onlarin zengin olmasini, saglikli olmasini, onlarin iyi okullarda okumasini istememize ragmen bunlara ancak onlar isterlerse sahip olabilirler. Hem diger insanlar için hem kendimiz için sadece en yüce hayrimiza olacak seyleri isteyebilir ve ayrica kendimiz içinde özel niyetler dile getirebiliriz. Örnegin; su egitime gideyim, söyle bir arabam olsun, söyle bir okulda okuyayim vs. Baskalarinin nasil bir arabasi olmali, sagligi nasil olsun, nerelerde otursun bunlar bizim istememizle olmaz. Sizin onun için iyi oldugunu sandiginiz sey onun için iyi olmayabilir. Bu yüzden onun özgür iradesine karisamayiz. Eger sikinti çekiyorsa bu onun seçimleri sonucudur ve belki de ruhunun tekâmülü için gereklidir. Ayrica sürekli sikinti çekip sürekli sikâyet eden insanlara üzülemiyorum. Çünkü degisimden korkup o sikintili duruma katlaniyorlar. Hâlbuki bir adim atsa belki her sey bambaska olacak. Sürekli probleme odaklandiklari için, baslarini baska yöne çevirip çözümü göremiyorlar. Simdi ben o insan için aman isini degistirsin, evini-esini degistirsin diyemem. Bu onun tercihi. Dolayisiyla kendimiz için bir sey istedigimizde bu hep bana demek degil sadece kendim için isteyebildigimden dolayidir. Kendiniz için istediginiz de vicdan azabi çekiyorsaniz bir çok baska sebebi olabilecegi gibi, dönüp kendinize verdiginiz degere bir bakin derim.
Bir de çok hosuma giden bir hikaye vardir; kendini kozanin içine hapseden ipek tirtilinin olgunlasinca kelebek olup özgürlesmesinin hikâyesini biliyorsunuzdur. Bilmiyorsaniz haftaya anlatirim. Ama baskalarinin isine – niyetlerine - isteklerine karismamamiz hakkinda harika bir hikayedir.
Bir de aslinda mutluluk ve tatmin duygularinin arasindaki farktan da söz etmek istiyorum ama yazi çok uzadi. Bu da haftaya kalsin.
Sevgiler

