Merhaba,
Bu hafta Mutluluk ve Tatmin duygularindan söz edecegiz.. Burada yazdiklarim psikologlarin, yasam koçlarinin, kisisel gelisimcilerin ve terapistlerin söyledigi seyler. Ben de kendi hayatima uygulayinca dogrulugunu gördüm ve sizlerle paylasmak istedim.
Yukarida saydigim konumdaki kisiler Mutluluk ve Tatmin duygularini karistirdigimizi söylüyorlardi ben de bir türlü nasil oldugunu anlamiyordum. Mutluluk bir seçim diyorlar. Ya mutlu olmayi seçersiniz ya da mutsuz olmayi.. Ta ki bu seçimi farkindalikla yaptigim ana kadar anlayamamistim..
Bir grup arkadasimla tatildeydik, Bodrum Yalikavak’a gittik. Deniz dalgali, tasli ve hava rüzgarliydi. Yani tam da benim sevmedigim bir deniz. Ama arkadaslarimla birlikte olmaktan keyif aliyordum. Güneslendim, kitap okudum, arkadaslarimla sohbet ettim ve 4 gün deniz hiç girmememe ragmen gayet rahat ve mutlu oldum. Çünkü sunu düsündüm, kaldigimiz pansiyonu önceden ödedigimiz için degistirip baska yere gidemeyecektik. Benden baska herkes denizden ve havadan memnundu, gerçi ben de rüzgari sevmistim sicakta iyi gelmisti. O halde huysuzluk yapmak yerine mutlu olmayi seçtim. 5. Gün arkadaslarima bir plaja gitmeyi ve dönüs yoluna geçmeden önce ben de söyle sevdigim bir denize girmek istedigimi söyledim. Kabul ettiler. Pansiyoncuya sorduk ve bize önerdigi bir “beach”e gittik. O yil için yüklü sayilabilecek miktarda bir giris ücreti ödedik. Deniz harikaydi, kumsal ve hemen arkasindaki çam agaçlari çok güzeldi. Girer girmez çok sevmistik. Günümüz harika olacakti. Ancak tam yayilip çamlarin altina oturduk ki yüksek sesli bir müzik basladi. Hem de ne müzikler.. ! Fantezi müzik denilen türde bir müzik hoparlörlerden gümbür gümbür her yere yayiliyordu. O anda hepimiz göz göze geldik ve donup kaldik. Ne denizin güzelligi, ne çamlarin serinligi hiçbir sey kalmamisti.
Simdi durumun degerlendirmesini yapmak gerekiyordu. Epey bir para ödemistik, 5 dakika kalip çikmak istemedik. Bu durumda orada kalacaktik. Herkes kendi seçimlerini yapti.
Bir arkadasimiz mutsuz olmayi seçip, ne denize girdi, ne de uzanip güneslendi, bütün gün suratini asti ve oturdu. Orada bu sekilde tam 6 saat geçirdi.
Bir baska arkadasimiz “ben bütün yil çalisip yorulmusum simdi bunu dert edemeyecegim” dedi ve uzanip kitabini okudu sonra uyukladi. Ve 6 saati öyle geçirdi.
Ben ve bir arkadasim denizin güzelligine hayran olmustuk. Madem bu günü burada geçirecektik bari tadini çikaralim dedik. Mutlu olmayi seçtik. Ve bizim 6 saatimizde acayip keyifli geçti; yüzdük, hopladik, zipladik, yedik içtik eglendik.
Iste tatmin ve mutluluk farki burada devreye giriyor. Hiç birimiz durumdan tatmin olmamistik ama tatmin olmadigimiz halde biz mutlu olmayi seçmistik.
Hepimiz orada o 6 saati geçirdik. Bu 6 saati nasil geçirecegimiz ise seçimlerimize bagliydi. Günün sonunda tatmin olmamistik ama mutluyduk.
Benzer bir durumu bir arkadasimla yemege gittigimizde yasadik. Uzun süredir görüsmemistik ve bir sürü havadis birikmisti. Bulustuk Cumartesi aksamdi, rezervasyon yaptirmadigimiz için ilk yer buldugumuz lokantaya oturduk. Siparislerimizi verdik ve heyecanla bir birimizin hayatindaki gelismeleri anlatip dinlemeye basladik. Yemekler geldi maalesef pek güzel degildi. Simdi o saatten sonra kalkip baska yer arayip yemek ismarlamak çok anlamsizdi. Üstelik yer bulmak için epey dolasip vakit kaybedecektik. Biz de yemegi karnimiz doysun diye birazcik yedik, bol bol ekmek ve zeytinyagi ile karnimizi doyurduk. Ve sohbetimizin, birlikte olmanin tadini çikardik. Gece eve döndügümde ne kadar güzel bir aksam geçirdim diye düsünüyordum. Yemeklerden tatmin olmamis ama mutlu olmayi seçmistik. Çünkü biz iki arkadas birbirimizi seviyorduk ve özlemistik.
Diger bir senaryo söyle olabilirdi, yemeklerin lezzetinden tatmin olmadigimiz için mutsuz olmayi seçseydik, garsona yemegi sikâyet edecektik. Belki yenisini getirecekti ama kalite zaten düsüktü yeni gelecek yemek de pek iyi olmayacakti. Sinir olacaktik. Kalkip söylene söylene baska yere gitmek için dolanacaktik. Belki gecenin bir vakti bir yer bulup oturdugumuzda bütün keyfimiz kaçmis olacakti. Ne yedigimiz yemekten ne de sohbetten keyif alacaktik. Sonra da mutsuz bir sekilde eve gidip ne berbat bir geceydi diyecektik.
Hangi senaryoyu tercih ederdiniz?
Sevgiyle kalin.

